GSGM BASIN- Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin 47. Yıl Sporun Zirvesi Eğitim Semineri’ne katılan Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, Türkiye’nin yakın bir gelecekte hem madalya hem sayısal olarak olimpiyatlarda yer alacağının söyledi.
Bununla ilgili olarak geçmişte Türkiye’de olmayan ancak hayata geçirdikleri ‘Olimpik Sporcu Projesi’yle ülkemizde spor politikasının temelini oluşturmaya çalıştıklarını belirten Yunus Akgül, "Bizim hedefimiz ülkede 10 milyon gencin spor yapmasını sağlamanın yası sıra olimpiyatlarda 400 sporcu ile temsil edilen ve madalyalar kazanan birinci sınıf ülke konumuna gelmektir" dedi. Çok önemsedikleri Olimpik Sporcu Projesi’ni hayata geçirmeye başladıklarını belirten Akgül, "Gelecek 4 yılın sonunda Türk sporu bugün ki durumundan çok farklı yerde olacak" dedi.
"TSYD ÜYESİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM"
Mensubu olduğu TSYD üyeliğinden büyük gurur duyduğunu belirterek sözlerine başlayan Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül: “Günümüzün en önemli barış enstrümanı, milleti, dini ve ırkı birbirinden farklı insanların ortak iletişim dili olan sporun emekçileri sizlerle, bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Ayrıca, Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin bir üyesi olarak, sizlerden biri olmaktan da onur ve gurur duyuyorum.
Antalya’da her yeni yıl, yeni bir heyecan ile başladığımız ve spor için iyi olan, güzel olan ne varsa paylaşarak tazelendiğimiz bu seminer, hepimizin ajandasının başköşesinde yer almaktadır. Her birimiz TSYD’nin bu eşsiz etkinliğine, adeta bir bayrama gelir gibi gelmekteyiz. Buradan ayrılırken de, hem ailece bir arada olmanın mutluluğunu, hem de evimizin içini birlikte derleyip toparlayabilmenin keyfini yaşamaktayız. Kısaca, ‘Sporun Zirvesi’ semineri Türk sporu için yüreğini koyan, mesai ve emek harcayan spor aşıklarının vazgeçilmezleri arasındadır; adı gibi zirvede kalmaya da devam edecektir. Dünden bugüne, bu şerefi bize yaşatan herkesi en içten duygularımla kutluyorum” diye konuştu.
"DÜNYA SPORUNU YÖNETEN BİR TÜRKİYE’Yİ ARZULUYORUZ"
'Olimpik Sporcu Projesi'ni önümüzdeki dört yılda çok büyük ümit bağladığımız bir proje olarak nitelendiren Genel Müdür Akgül, teşkilatımız, öncelikle önümüzdeki dönemde odağına, gerçek manada sporcu yetiştirmeyi koymuştur diye belirterek şöyle konuştu: “Bundan böyle belirleyici konsept; Türk sporcusunu güçlendirmek, geliştirmek ve Türkiye’ye, diğer ülkelerle daha kolay rekabet edebilme kabiliyeti kazandırmak.
Sporda daha ileri bir düzeyi yakalamak için, geçmiş uygulamalardan sonuçlar çıkarıp, mevcut uygulamaları tartışarak geleceğe yönelik planlamalar yaptık. Federasyonlarımız ve teşkilatımızla eksiklerimizin neler olduğunu tartıştık. Çıkan sonuçlar ışığında, çeşitli değerlendirmeler yaptık. Ortaya çıkan görüntü ve tespitlerin doğrultusunda var olan tüm olumsuzlukları ortadan kaldırmayı ve başarıyı belirginleştirmeyi kararlaştırdık. Çalışmalarımızı bu doğrultuda derinleştirdik ve yeni hedefleri ön plana aldık. Lisanslı sporcu sayısı 10 milyonları bulmuş bir Türkiye’de, 2020’de olimpiyat düzenlemeyi hedef alan perspektifimizi genişlettik.
Bizim için önemli olan, amatör sporların ilgiye mazhar olması, Türk sporunun ve sporcusunun güçlenmesi, daha güçlü şekilde olimpiyatlara gidecek bir yapıya kavuşmasıdır. Biz, sporda ileri gitmiş ülkeler gibi, olimpiyatlara 400 kişilik bir sporcu ordusuyla katılarak derece elde eden, daha çok spor adamıyla dünya sporunu yöneten, hakemiyle, organizatörüyle, doktoruyla uluslararası kurullarda yer alan, dünyanın A takımı bir Türkiye’yi arzuluyoruz.”
"YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICINDAYIZ"
2012 ve 2016 yıllarında hedeflenen başarılara ulaşılmasının ve 2020 yılında Olimpiyat Oyunları’nı İstanbul’da düzenlemek için büyük bir irade ortaya koyduklarını belirten Akgül: “Önemli bir dönüm noktasındayız. 2012 ve 2016 Olimpiyatları’nda ulaşmak istediğimiz başarılar ile 2020’de Olimpiyat düzenleme hedefimiz için büyük bir irade ortaya koyduk ve tarihi bir hamle başlatıyoruz. ‘Türk Spor Teşkilatı Tarihi’nin dönüm noktası olma özelliğine sahip bu büyük hamle, ‘Türk Olimpiyat Tarihi’nde derin tesirler bırakacaktır.
Olimpiyat adayı 1000 sporcuya maaş bağlanmasının ardından, şimdi Türkiye’nin değişik illerinde Olimpiyatlara Hazırlık ve Olimpik Sporcu Yetiştirme Projesi’ni hayata geçiriyoruz. Burada kısaca değineceğim bu projeyi, Türk Milleti ile paylaşmak için gün saymaktayız. Bu proje ile bizim yakın vadedeki hedefimiz, 2012 Londra Olimpiyatları… Londra'da yeni branşlarda yeni madalyalara ortak olmak istiyoruz.
Biz, 2010 yılını yeni bir yılın başlangıcı olarak değil; ülkemiz sporu için bir dönüm noktası, yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyoruz. Bu nedenle girdiğimiz yeni yıl, bizim için bir takvim değişikliği olmanın çok ötesinde anlamlar içermektedir. Türk sporu; bu zaman dilimindeki yürüyüşünde, baş döndürücü büyük değişikler yaşamaya başlayacaktır. Türkiye 2010’dan itibaren, Dünya Basketbol Şampiyonası gibi dev bir organizasyon başta olmak üzere, dünyadaki dev spor organizasyonlarının başrolünü üstlenmeye devam ederken, diğer yandan hummalı bir çalışmayla olimpiyat şampiyonlarını yetiştirmeye başlayacak.
Hazırlıklarımızı büyük oranda tamamladık. Çok sıkı bir hazırlığın içerisine girip, Türkiye’de ön planda olmayan ancak olimpiyatlarda en çok madalya dağıtılan sporlara çok ciddi yatırımlar yapmaya başladık. Şunu iddia ediyorum. Türkiye Kano, Kürek, Yelken, Atıcılık, Yüzme, Atletizm, Cimlastik ve Eskrim’de 2011 yılından itibaren söz sahibi konuma gelecek. 2012 Londra Olimpiyatları’na bu branşlarda ciddi sayıda sporcu
göndereceğiz, 2016 Rio Olimpiyatları’nda ise bu branşlarda madalyalar kazanacağız. Atletizm, Judo, Güreş, Halter, Boks ve Tekvando dışında, farklı branşta mücadele eden ve daha çok sayıda madalya kazanan sporcuları yetiştireceğiz. Projenin en önemli ayağı Olimpiyat Sporcu Merkezleri olacak. Türkiye'yi bu anlamda 5 bölgeye ayırdık. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Erzurum'da Olimpik Sporcu Merkezleri kuruyoruz. Bunun ilkini Ankara Eryaman'da hayata geçirdik.
Dünya çapında hocalar, Türkiye’ye gelerek dünya standartlarında eğitim verecek sporcuları ve antrenörleri yetiştirecek. Özellikle yüzme, atletizm ve cimnastikte dünyanın en iyi hocalarını getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Genel Müdür Akgül, TSYD seminerinin ardından projenin ilk uygulamalarından birisi olan ‘Yüzme Olimpiyat Seçmeleri’nin Cumartesi günü Adana’da yapılacağını ve yarışmaları yerinde izleyeceğini de belirtti.
"BAŞARILI OLMAK İÇİN HEPİMİZİN ALIN TERİ GEREKLİ"
2004 yılında Türk sporunda yeni bir dönemin başlangıcını yapmak, sporda değişimin miladını oluşturmak için federasyonlarımızın özerkliğe kavuşmasını sağladıklarının altını çizen Akgül, büyük hedeflere ulaşmak için herkesin emeğine ve alın terine ihtiyaç olduğunu belirtti.
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül şöyle konuştu: “Şimdi başlatıyor olduğumuz ‘Olimpiyatlara Hazırlık ve Olimpik Sporcu Yetiştirme’ projesi de, değerli Genel Müdürüm Mehmet Atalay’ın büyük çabaları ve cesareti ile başardığımız özerkleşme sayesinde hayat bulacak. Eğer özerkleşme gerçekleştirilmiş olmasaydı, yeniden yapılanmanın birçok temeli atılmış olmasaydı biz bugün hedeflediğimiz hiçbir yeni atılımı gerçekleştiriyor olamazdık. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunarken, yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyduğumu bir kez daha belirtmek istiyorum.
Türk sporcusunun kendisine sağlanan bu yepyeni imkanları görmesi, geleceğe dönük ümitlerinin de artırmasına neden olmaktadır. Sporcularımızın bu ümit dolu beklentisi, önümüzdeki problemleri çözerken en büyük desteğimizdir. Bu yolda ilerlerken bizim için diğer bir güç kaynağı, dünyada sporcularımızın yıldızlaştığını, madalyalarla taçlandığını görmek isteyen sizlersiniz. Türk sporunu, Türkiye için tasarladığımız büyük hedeflere ulaştırabilmek birimizin, birkaçımızın değil; hepimizin katkısına, hepimizin emeğine, hepimizin alın terine bağlıdır."
"BASININ DESTEĞİ BAŞARIYI ARTIRIR"
Sporun tabana yayılmasının özelliklede amatör branşların gençler arasında yaygınlaştırılmasının, yeni başarılar ve yeni rekorlar demek olacağını söyleyen Genel Müdür Yunus Akgül, bunun da basının desteği ile gerçekleşeceğini belirterek şöyle devam etti: “Sporu toplumun geneline yaymak, bu alanda evrensel ölçüleri yakalayarak başarılar elde etmek, sporun ulusal düzeyde tanıtımını yapmak için; bir ülkenin donanımlı yöneticiler ve mali kaynağın yanında, basına ihtiyacı vardır. Medya ve devlet el ele vererek yaptığımız her bir çalışma; amatör sporu ülkemizde özellikle de gençlerimiz arasında daha da yaygınlaştırmak, dolayısıyla alınacak madalyalar, kırılacak rekorlar demektir. Türk basınının amatör spora destek faaliyetleri Türk sporunun başarısını, amatör sporun başarısı, Türk basınının itibarını daha da artıracaktır. Elimizdeki zaman, son derece kıymetlidir. Olimpiyatlar adına bir kazanım olarak gördüğüm bundan sonraki bu sürecin, hep birlikte ülke sporuna avantajlar sağlayacağımız önemli bir süreç olacağına inanıyorum.
Bu düşüncelerle, derneğimizin düzenlemiş olduğu 47.Sporun Zirvesi Semineri’nde emeği geçen herkese bir kez daha teşekkürlerimi sunuyor, yeni yılınızı kutluyor, başarılar diliyorum.”