ZİYARETÇİLERİMİZİN DÜŞÜNCELERİ( Bütün Düşünceler ve Yazılanlar Yazan kişiye aittir. Sitemizin veya Yönetimimizin Düşünceleri Değildir )
Niyazi AKCA / 25.02.2010 ( akcasporklubu@hotmail.com )
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DOĞUM GÜNÜ
وَمَا اَرْسَلْناَكَ إِلاَّ رَحْمَةً لِلْعاَلَمِينَ قال رسول الله صلىالله عليه و سلم أَناَ مُحَمَّدٌ وَ أَحْمَدُ وَ نَبِيُّ الرَّحْمَةِ"
PEYGAMBERİMİZİN DOĞUMU
Dünya tarihinde önemli dönüşüm ve değişimlere sebep olan olaylar vardır. İnsanlık tarihinin en tesirli ve en etkili hadiselerinden biri de hiç şüphesiz Hz. Muhammed (s.a.v) in dünyaya teşrifleridir.
(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik[1]. Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik[2] âyetlerinde açıkça belirtildiği gibi, rahmet peygamberini, bütün dünya beklemekteydi.
Hz. Musa aleyhisselâma gönderilen Tevratta müjdeci, uyarıcı, kaba ve katı yürekli olmayan, sokaklarda bağırıp çağırmayan, kendisine yapılan kötülükleri iyilikle karşılayan, affeden [3] özelliklerle anlatılan Peygamber Efendimizin gelişini, herkes hasretle bekliyordu. Kurânın ifadesiyle Hz. İsa onun gelişini şöyle müjdeliyordu: Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size Allahın elçisiyim, benden önce gelen Tevratı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti[4]
Peygamber Efendimiz daha dünyaya teşrif etmeden ve Peygamberlikle görevlendirilmeden ona inananlar olmuştu. şairimiz Arif Nihat Asya bu gerçeği şöyle dile getirir:
Günler, ne günlerdi yâ Muhammed;
Çağlar ne çağlardı:
Daha dünyaya gelmeden
Müminlerin vardı[5]
Milli Şairimiz Mehmet Akif de, Peygamber Efendimizin gelişini, bütün insanlığın beklediğini şu mısraları ile anlatır:
On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan, ayın on dördü, bir Öksüz çıkıverdi!
Lâkin, o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi![6]
Allah Teâlâ, bütün peygamberlerden ümmetleri adına onun peygamberliğini tasdik edeceklerine ve ona yardımcı olacaklarına dair söz almıştır. Nitekim bu husus Kurânda şöyle anlatılır: Hani, Allah, Peygamberlerden: Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz diye söz almış ve, Bunu kabul ettiniz mi verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi? demişti. Onlar, Kabul ettik demişlerdi. Allah da, Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti[7].
Kurânı Kerimden önce gelen bütün kutsal kitaplarda, Peygamber Efendimizin geleceğinden ve özelliklerinden söz edilmiştir. Ancak Hıristiyan ve Yahudi din adamları bu gerçeği gizlemişler ve tahrif etmişlerdir. Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o kitaptaki peygamberi), öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir grup bile bile gerçeği gizlerler[8] âyeti bu gerçeği vurgulamaktadır.
Allah Teâlânın, insanlığa gönderdiği en son rahmet elçisi ve hidayet öncüsü Hz. Muhammed (s.a.v)in Allah katından getirdiği ilahî davetini ve onun örnek ahlâkını anlamak, anlatmak, ona duyulan engin sevgiyi gönüllere yerleştirmek, topluma aktarmak maksadıyla yıllardır müslümanlar, onun dünyaya teşriflerini Mevlid kandili olarak kutlamaktadır. Hepimize, İslâm âlemine ve bütün dünyaya hayırlı olmasını niyaz ederim ............. Niyazi AKCA
NİYAZİ AKCA / 18.02.2010 ( akcasporklubu@hotmail.com )
İLKELERİN OLACAK
Seni satın alamayacaklar
Aptalların uydurduğu
atasözlerine inanmayacaksın:
"Paranın satın alamayacagı şey yoktur."
"Herkesin fiyatı vardır."
gibi sözlere kanmayacaksın.
Onurunla kimliğinle ve
beyninle yaşayacaksın.
Üreteceksinseveceksin
sevileceksininançlarının
arkasında duracaksın
Sevgilerin karşılıksız
yardımların gizli olacak.
Seni attan ottan ayıran
özelliğin farkına varacaksın.
Çünkü sen insansın.
Ve bunu yakaladığın gün
bembeyaz yaşayacaksın.
Müjdat Gezen
Türk Sporcusu / 18.02.2010 ( birturkcihanabedeldir@hotmail.com )
WUSHU olaylarına farklı bir boyuttan bakalım.
Adil ve hak peşinde mücadele ettiğini iddia eden Wushu Federasyonuna bir iki çift lafımız olacak.
Geçenlerde bir sitede Wushu il temsilciliğinin bir site açtığını gördüm ve burayı ziyaret ettim.Foto bölümünde Çinlilerle dosthane bir ilişki içerisinde olup hediye alışverişinde bulunulduğu açıkca görülmekte.
Hadi Antalyadaki haksızlıkları ve yaptıklarınızı kulak ardı ediyorsunuzda...Çin'in yaptığı insanlık dışı eziyetlere sessiz kaldığınız gibi o hain ülkenin vatandaşları ile neredeyse dost olmuş bir şekilde resimler çektiriyorsunuz.İnsan biraz düşünür.
Özellikle Çırağan sarayında ağırladığınız Çinlilere ne demeli.Milletin ve devletin paraları ile zalim çinlileri ağırlıyorsunuz.
Biz biliyoruzki bu federasyona Yılmaz Aydın hoca birilerini getirip oturttu.Onların hak ve adalet dağıtacağını tahmin ediyordu çünkü.
Onun oraya koyduğu insanlar Müslümanca tavırlar içerisinde olan kişilerdi biz bunları biliyoruz.
Şimdi sizinle dahi ters olan Yılmaz hoca sizlerden utanıyordur.
Sakarya gurubu.....Evet Erbakan hocanın gurur duyduğu gurup.
Ama acaba Erbakan hoca sizin Zalim çinlilerle dost olmanıza ne diyor kim bilir.
Her şey köprüyü geçene kadarmıydı yoksa.
Bu millet o kadar çok şey biliyorki...Aslında her şeyi söyleyecek millet ama,açıkcası sizden korkuyorlar..Nedenmi? Hani Devletsinizya,hani başsınızya,hani ali kıran başkesensinizya,hani hani hani....insanlar başlarına iş almaktan korkuyor aslında.sizden değil.
Antalya işleri ve İstanbul dalaveresi şu an muhakeme aşamasında...Adil olan devlet adil kararlar vererek yine bir zamanlar kimler nasıl efendi gibi burayı bırakıp gittiyse sizde bırakıp gideceksiniz.Yada bırakmak zorunda kalacaksınız.
Ey saltanat ehli bu saltanat biter elbet...
ADIL IŞIK / 17.02.2010 ( wushuhakemi@windowslive.com )
TÜRKİYE WUSHU MİLLİ TAKIM SEÇMELERİ
Wushu teknik kurulu dillere testan bir milli takım seçmesi reklamantı yayınlayarak Antalyada seçme yaptı....
Yayınlanan reklamantta seçmeler kapalı ortamda ve sadece sporcuların alınacağı bir salonda yapılacağı açıkca belirtildi...
Örneğini bir başka federasyonda asla göremeyeceğiniz biçimde antrenörlerine ve izleyicilere kapalı bir seçme hangi adil şartlar altında yapıldı orası meçhul ?.....
İlginç olan ise Teknik kurul üyesi olup seçmelere katılacak sporcuları olan antrenörlerinde orada olması..... özetle siz milli takım seçmesi yapacaksınız, kendi yönetiminizde olan antrenörler kurul üyesi sıfatıyla kendi öğrencilerinin katıldığı ama rakiplerinin hocalarının alınmadığı bir seçme yapacaksınız, hatta bu seçmede hocasını hiç sevmediğiniz bir sporcu maçını kazansa bile, hayır biz seni seçmiyoruz sen kaybettin diyeceksiniz hatta ve hatta o maçı videoya çekenlerden Sn. Akif İnci bizzat kameralarını toplayarak görüntüleri sileceksiniz sonrada, ELHAMDÜRİLLAH MÜSLÜMANIM DİYECEKSİNİZ (en-nisa, Ayet 9 5. 2:42, Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin).... (Bu uygulamanın yapıldığı sporcu Büyükler katagorisinde, AVCI SPOR KULÜBÜ Sporcusu yani Oktay Avcının öğrencisidir, sanırım bu harşeyi net açıklıyordur)...
Tüm sikletlerde ilk 4 ü çağırırken hatta bazı sikletlerde 5 kişiye kadar çağırırken 65kg da neden sadece iki kişi çağırıldı ve neden ve hangi sebeple Reha YILDIZ (Geçmiş yıllarda Türkiye'de ve Avrupada derece yapmış bir sporcu) çağrılmadı, Mustafa Ercan ekibinden olduğu içinmi acaba ?....
Akif İnci ve As başkan A.Akyüz için bol bol dua edelim sevgili Wushu Camiası çünkü yedikleri bu kul hakkıyla ahirette yatacak yerleri bile yok...
Gerçek Do spor ahlakına sahip herkese Saygılarımla...
ADIL IŞIK / 10.02.2010 ( wushuhakemi@windowslive.com )
WUSHU TÜRKİYE ŞAMPİYONASINDAN İNCİLER
İstanbul sporcularına yapılan zulümle ilgili olarak,
"Başkanım reklamın iyisi kötüsü olmaz iyi reklam oldu" (Akif inci)
As başkanın konuyla ilgili basın açıklaması,
"Benimle bir alakası yok ben MHK'den Kemal Yolcuya rica ettim ama kabul etmediler" (A.Akyüz)
Platformda oturma eylemi yapan sporcuları görünce,
"İstanbul sporcuları olay çıkartabilir, koş polislere haber ver, kemal yolcu koşar" (A.Akyüz)
Eşlendirme listesine yazılmayan sporcuya söylenen,
"Sizi eşlendirmeye koymayı unutmuşuz siz kendi aranızda öylesine bir maç yapın bu seferlik böyle olsun" (Kemal Yolcu)
Antalyada yapılan Wushu katliamından dolayı mağdur olan sporculara, velilerine ve hocalarına Yüce Allahtan sabır diliyorum, Ayhan Kisrure hocayada bir veli olarak bile olsa mağdur olan insanların yanında olup çoğunluğun sesi olduğu için teşekkür ediyorum.
Önceki yönetimleri yanlışları konusunda defalarca eleştirdik yerine göre yerden yere vurduk bu spor herkesin sporu dedik, Federasyonlar kimsenin şahsi malı değildir dedik ama ne yazikki sonraki gelen yönetimde benzer şeyleri hatta dahada abartarak uygulamaya başladı buna birde sözde siyasi gücü arkasına aldığını söyleyen sn. as başkanın uygulamaları eklenince ortaya dehşet bir manzara çıktı Sn. Abdurrahman Akyüzün aslında ne hesaplar peşinde olduğunu tahmin etmek için uzman olmaya gerek yok federasyon veb sitesine bakın zaten görürsünüz tam bir saltanat federasyonu haline dünüştürüldüğünü, foto bölümü tam bir aile albümü olmuş durumda, Eş, çocuklar, kayınbirederler ve tabiki sakarya camiasından kim varsa orada görebilirsiniz her ne kadar ciddi bir spor başarıları olmasada dahi...
Seçim döneminde çok güçlü bir yönetim kurulumuz var diye reklam yapıldı şu kadar bütçemiz var bu kadar kaynağımız var önümüzdeki yıllarda wushu patlama yapacak vs vs gibi hikayeler anlatıldı....
Fakat işin gerçeği şuki yönetim kurulundan tek bir kuruş para verilmiyor federasyona çünkü zaten oraya rica minnet isimleri yazılmış olan birçok kişinin aslında nasıl bir sporun yönetiminde oldukları konusunda bile habersizler durum böyle olunca genel müdürlük zaten özerk olan federasyonlara çok kısıtlı ödenek veriyor haliyle kendine kaynak bulamayan bir federasyon faaliyetlerini ne kadar sağlıklı yapabilir, bunun örneğini antalyadaki şampiyonada gördük, dereceye giren sporculara harcırah verilmedi bunun gerekçesi ise 2010 yılı bütçesinin onayının gelmediğiydi peki o zaman neden dereceye giren sporcuların Banka hesap bilgilerini alıp daha sonra gönderilecek demediniz...
Eğer bu Federasyon kendi camiasının içinden toplayacağı, seminer, kurs, lisans paralarıyla bu işi götürecekse bizlere wushu camiası olarak artı bir katkı sağlamayacaksa ne işiniz var oralarda bizler zaten kendi kendimize yeteriz, yetiyordukta...
Peki ya yanındaki yağdanlıklara ne demeli, bunların hepsini çok iyi tanır ve biliriz hepside camia içinden gelen bildiğimiz hatta arkadaş dediğimiz kişiler ama bu arkadaşlar bir akşam yattılar ertesi sabah kalktıklarında, hayatları boyunca hayalini bile kuramayacakları bir mevkiye getirildiklerini gördüler, yapmaları gereken tek şey Akif İnci ve Abdurrahman Akyüze kayıtsız şartsız itat edip ne söylenirse başlarını sallamak oldu ki zaten öylede yapıyorlar.
Bir şampiyona düşünün sporcu tartıya girmiş, ilk gün 1.tur maçını yapmış, daha sonra 2.tur maçı için ringe çıkmış ve sonra onu hakemler ringden indirip sen dövüşemezsin diyerek göndermişler sebep ? İSTANBUL SPORCUSU olduğu için, Böyle bir ve rezillik başka hangi federasyonda olmuştur bilemiyorum fakat böyle giderse kemal yolcu bizlere daha çok malzeme verecek orası kesin...
Bir şampiyona düşünün sporcu tartılmış ve sonraki 1.gün ismi anons edilsin diye tüm gün beklemiş ama ismi okunmamış, 2.gün de beklemiş ama yine ismi anons edilmemiş, 3.gün geldiğinde gidip hakemlere sormuş benim ismim neden okunmuyor diye bakmışlar listede adı yok ama tartı listesinde adı var özetle sporcuyu eşlendirmeye koymamışlar unutulmuş ve onun pozisyonunda birkaç sporcu daha var ama o kilodada maçlar yarı filane kadar gelmiş peki bizim kemal yolcu ne yapmış biliyormusunuz hadi unutulan arkadaşları kendi aralarında maç yaptıralım dereceye sokamayız ama öylesine hiç olmazsa maç yapmadan gitmiş olmasınlar diye teklifte bulunulmuş.
(bu konuları bizzat olay esnasında orada olan antrenör arkadaşlar anlattı, muhtemelen bu yazımı okurlarsa bahsi geçen sporcunun adını da yazarlar)
Bugüne kadar eşlendirmeler hep antrenörlerle birlikte yapılmıştır, her ne hikmetse adı geçen şampiyonada eşlendirme kapalı kapılar ardında MHK tarafından yapılmıştır, bu nasıl bir anlayış nasıl bir tezgah, nasıl bir hesap ben çözemedim çözen varsa lütfen biri bana anlatsın rica ediyorum.
Gerçek manada sporcu ahlakına sahip olan herkese saygılarımla,
delıkanlı wushucu / 07.02.2010
selam wushu camiasına saygı ve sevgıler benim hep aklıma takılan bir soru var niye bir insan bir makama gelince aslını unutur kendını adam sanmaya başlar cozumsuzluk uretır
Niyazi AKCA / 04.02.2010 ( akcasporklubu@hotmail.com )
TİLKİ İLE YILANIN HİKAYESİ...
Tilki ile Yılan Yıllardır arkadaşlarmış bir gün gezerken karşılarına dere cıkar
Yılan Tilkiye tilki kardeş ben boynuna dolanayım ıslanmayayım demiş karşıdan karşıya gecerken .Tam derenin ortasına gelince yılan tilkiye Yıllardır bu anı bekliyordum seni şimdi bogacam demiş
Tilki yılana der yaw biiz yıllardır arkadaşız olurmu--Tilkide ya şu mübarek yüzünü son kez göreyimde öyle öleyim der.
Yılan kafasını döner Tilki yılanın kafasından yakalar yılanı öldürür.
Derenin kenarına cıkartır Yılanı dümdüz uzatır ben Öyle eyri büyrü adam istemem böyle dümdüz dost dogru adam iisterim der....
Türk Sporcusu / 02.02.2010 ( birturkcihanabedeldir@hotmail.com )
Yazacak ve söylenecek çok şey var Wushu federasyonu ile ilgili.
Fakat ben aklıma takılanları ve zoruma gidenleri burada paylaşacağım.
Biliyorsunuz Wushu seçimlerinde dahi siyasi oyunlar oynandı.Sırf bir yerlere yakınlar diye getirildiler iş başına.
Sporcuya hizmet işin yalan tarafı.Asıl hizmet havalara girmek,devletin parası ile şov yapmak ve egoları tatmin etmektir.
İstanbuldan Antalyaya giden sporcuları kabul etmemek,İstanbul yenilgisinin faturasıdır.Ayrıca keyf çatanların yine keyfi davranışlarının neticesidir.
Madem başarı ile övünen bir federasyon ise neden herkes şikayetçidir soruyorum.Biraz cesaret varsa bir anket düzenlesinlerde görelim.
İşte bu yönetim Müslüman Türk evledını kendi egoları nedeni ile maçlara almazken,Çinde katliam yapan Devletin temsilcisi olan Wushu başkanını kralların ağırlandığı İstanbul Çırağan Sarayında karşıladılar ve misafir ettiler.KİMİN PARASIYLŞA BEYLER..
Sizin için Türk Bayrağını yüreğinde taşıyan,onu yabancı Devletlerde göklerde dalgalandıranlar Türk Sporcularımı yoksa Çinde yakıp yerlerde sürükleyenlermi daha önemlidir.Milli duygular beslediğini iddia eden,Müslüman kimliği taşıyan birilerinin bunlara nasıl gebe kaldığını merak ediyoruz.
Hayatı boyunca Çırağan sarayının bahçesine dahi girememiş,orada bulunan binbir çeşit yiyecekleri hayatı boyunca görememiş, ama Ayyıldızlı Bayrağı uğruna yabancıya baş eğmeden maçlar kazanmış Türk Gençlerine bir müsabakayı bile çok görenlerin durumuna söylenecek söz bulamıyorum.
Devletin imkanları ile Çin'e kadar gidip seminer ayağına gezip tozanlar,koltuklara kurulup sporcuya tepeden bakanlar,kendi dergilerinde taşeronluk görevini üstlenenler, hey gidi heyy,ömür boyu orada kalıcımı olduğunuzu sanıyorsunuz?
Bu kayık fazla yol almaz ve batar bir gün.O nedenle gelin kayığı bırakında Nuh Aleyhisselamın gemisi gibi büyük yürekleriniz büyük gemilere harcayın ve insanları oraya toplayın.Toplayınki onlarında yaşama hakkı,spor hakkı ve eğlenmeye hakları olduğunu göz ardı etmeyin.
sadece Üç beş kişi alan,kimse binmesin diye değiştirmediğiniz şu kayığınızı değiştirin ve sizden başkalarınında binebileceği bir gemi hazırlayın.Entrikalar ve oyunlarınız kayığınızı batırmadan...
Ayrıca başka sporlarla ilgenen ve bu düzensizliğe ses çıkartmayanlarada bir çift sözüm olacak: Sırf siz başka bir branş yapıyorsunuz diye sessiz kalmayın.Yarın sizin başınızada gelebilir.Kim hangi branşı yapıyorsa yapsın.Herkes bu ülkenin evladı değilmi.Neden onlara sahip çıkmıyorsunuz.
Wushu Federasyonunda görev alıpta,aslında bu gidişattan haz etmeyenlerde seslerini çıkartmadıkça onlarda Allahın önünde hesap verecekler.
Bir önceki Federasyonda Tunç başkanı sırf kendi görüşünden olmadığı için yerden yere vuranlar bu gün bu federasyonda at gözlüğü ile dolaştıklarını kendileri dahi biliyorlar.
İstanbul il temsilcisi Oktay kardeşimizin galibiyetini içinize sindiremediniz.Demekki sizi istemeyen çok kişi var.O zaman neden duruyorsunuz.İstifa etsenize.Yoksa devletin imkanlarını bırakmak zormu geliyor.
Akif İnci il temsilci seçiminde orda değilmiydi? Bir gün önceden (sözde) atanmışmışta,mışmışta kabul etmiyormuş federasyon.Çocuk masalı gibi aynı..Madem ordaydında neden itiraz etmedin.
Ben cevaplayayımmı? Belki işler ters giderse Oktay'ın ekibinde de yer almak için.Yani her gemiye ve her motora binersin.Her branşta hakemsin.sen kendi ağzınla söylemiştin ben bu işlerden para kazanıyorum diye.Tamam rızkını kazan ama hem mert'in hemde namertin teknesine binmek rızkı harama sürükler.
Biz neyin ne olduğunu iyi biliyoruz.Ayhan Kesrure sırf size uymadığı için karşısınız.O gerçekleri konuşur ve bizi orda burda bozar diye almadınız kadronuza.Bundan önceki federasyonda bile haksızlık olduğunda söylemiştir söyleyeceğini. Biz sizi anlıyoruzda siz bizi anlamak istemiyorsunuz.
Çinlileri kardeş edası ile kucaklayıp beş yıldızlı otellerde ağarlayanlar,Türk gencine zulüm üstüne zulüm edenler seçim zamanı gereken cevabı alacaklardır.
YÜCE ALLAHIN ADALETİNE İNANIYOR VE GÜVENİYORUZ...
Yüksel TAŞUT / 31.01.2010 ( kubrags99@hotmail.com )
Sn.Kesrure,yazınızı okudum fakat sizin bu yazınızda müsabakalara katılan bir sporcu velisi olarak hissi duygularınızla bu şekilde yazdığınızı düşünüyorum.Sizinde A.İNCİ ile olan diyaloglarınız ve diğer branşlardan olan bir birlikteliğiniz olduğu için fazla detaya girmediğiniz anlaşılıyor.Sitenize daha önceki bu konularla ilgili yazılarımızı yayınlamamanızdaki sebeplerinde bu birliktelik olduğu kanaitindeyim.Fakat şuanki federasyon başkanı sadece görüntüden ibaret,Y.AYDIN hoca A.AKYÜZ ve ekibini buralara getirdiği için gördüğü ihanetin karşılığında O.AVCI yı il temsilciliğine aday gösterdi.Bunun neticesinde de 26 ya 21 lik oyla O.AVCI kazanmıştır.Fakat A.AKYÜZ,A.İNCİ ve K.YOLCU bu yenilgiyi kabullenmiyerek atamanın federasyonca 1 gün önceden yapıldığını bu seçimin geçersiz olduğunu açıklamışlardır.Madem böyle bir atama 1 gün önceden yapılmıştı,neden orada bulunan A.İNCİ seçime müdahele etmedi.Buradaki senaryo sadece A.AKYÜZ ün yaşadığı mağlubiyeti kabüllenmemesi neticesinde,İstanbul lu sporcuları ve velileri cezalandırmıştı,ve sizde diğer veliler gibi bu durumdan nasibinizi aldınız.Acı ama gerçek,Sn.Kesrure bu işler duen ve antr.sınavlarında nutuk atıp şunları bunları yaptıkla olmuyor.4 ay önce yapılan sınavların belgeleri katılımcılara ulaşmamıştır,herhalde bir 4 ay daha katılımcılar bekliyecek görülüyor.Şuanki federasyonun faliyetlerinin hiçte başarılı olmadığını söyleye bilirim,sadece egolarını tatmin ediyorlar.Çok doluyum ve yazılması gereken çok konular var,hayırlısı ALLAH tan diyelim.Bakalım MEVLAM NEYLER,NEYLERSE GÜZEL EYLER. Selamlar
Niyazi akca / 27.01.2010 ( ANTALYA WUSHU SKANDALI )
Şampiyona sırasında orada bulunup olayları birebir yaşayan ve madur olan sporculardanda bir kısmının hocasıyım.
Videodaki Sn. As Başkan A.Akyüzün açıklamalarına cevap vermek gerektiğini düşünüyorum çünkü bu videoyu seyredenlerin işin gerçek yüzünü bilmelerinde fayda var.
1. Orada madur olan kulüp sayısı 3 - 5 değil, 17 Kulüpten toplan 69 sporcu'durki bunların arasında 20ye yakını milli sporcu.
2. Listeler geç verildi diyor, İstanbul il kafile listesi 15 Ocak 2010, Cuma saat 16.40'da federasyona fakslandı, yani olması gereken tarihte gönderildi listeyi geç vermek diye bir hadise söz konusu değil.
3. Şampiyona Merkez Hakem Kurulu yetkisindedir MHK ye rica ettim ama kabul etmediler diyor, oysa MHK başkanı Kemal Yolcu tarafından bizzat bize söylenen ben kabul edemem ama son kararı As başkan A.Akyüz verir onunla görüşün dedi, fakat as başkan hiç bir şekilde bu konunun çözümü manasında girişimde bulunmadı.
Neden tüm bu yapılanların istanbuldaki kulüpleri cezalandırma çalışması olduğunu açıkca kabul etmiyorlar dürüstçe söylesinler herkesde bilsin, yönetmeliklerden maddeler göstererek kendilerini aklamaya çalışmaları çok saçma oluyor,
zaten teftiş kurulu bu konuda son kararını verecek hep birlikte adaletin nasıl yerine geldiğini göreceğiz.
Bu satırları sporcu kimliğinin yanısıra çocuğunu büyük emekler harcayıp maddi imkanlarını zorlayarak Antalya’ya spor yarışması için gönderen ancak saçma sapan nedenlerle maça sokulmayan oğlunun acısını yaşayan bir baba olarak yazıyorum. Aynı acıyı bana telefon açıp paylaşan diğer velilerin ve çocuklarının mağduriyeti bu yazıma olduğunca yansıyacak.
Türkiye de en genç 5 dan sifu(usta) derecesine ulaşan, Tv Programları, Spikerlik, yazarlık yapan Kısrure kimdir.
Çalıştığı ve ustalık derecesine ulaştığı bir çok Do branşlarından, kurduğu Sangu-chi sistemi ve hakkındaki tüm detaylar
Zayıf ve narin doğar insan sert ve katı ölür.Hayat verici özle dolu olan bitkiler yumuşaktır,ama solgun ve kuru olarak ölürler.Sertlik ve sabitlik ölümün, yumuşaklık ve kabulleniş ise yaşamın tarafındadır. Bu nadenle uysal olmayan ordu hiç bir savaşı kazanamaz