Kung-fu Toa
Kung Fu TO'A felsefi bir savunma sanatıdır ve disiplinli bir eğitimle insanı kendisini tanımaya zorlar ve zamanın sesini ruha intikal ettirir.''Kendini bulursan Tanrı'yı bulursun! Kendini bul!''
''Düşünen insan yaşamın ve hareketin değerini bilen insandır!''
Dövüş Sanatları ve Yaşam
Bir dövüş sanatı çalışanının, açık ya da gizli, tek amacı, başlangıçta her türlü saldırıyı defedebilecek bir güce ulaşabilmektir. Önceleri bu gücü her yönüyle tanıyamaz: acaba bu güç gizli bazı tekniklere dayanan bir fizik üstünlük müdür? Yoksa, zamanla pek çok şeyden kendini arındırarak elde edilen bir beyinsel üstünlük müdür? Yenal KARAHAN ustadan nefis bir yazı.
Savunma Sanatları
Savaş Sanatları, doğada savunmasız ve diğer yırtıcılar karşısında yetersiz kalan insanoğlunun kaslarını, gözlerini, süratini güçlendirmek için kurnaz ve disiplinli aklını kullanmasıyla ortaya çıktı. İlk insanların yaşamak, alanlarını korumak ve beslenmek için güçlü olmaları gerekiyordu. Bu kişisel mücadele yerleşik hayata geçilince düzenli orduların ve asayiş güçlerinin oluşmasına yol açtı. Ancak, bireysel savunma ve saldırı ihtiyacı sona ermedi. İnsanlığı yeni bir sanata, sistematik savaş sanatına taşıdı.
Cemal Kamacı'nın Hayatı İkinci Kez Film Oluyor.
Eski Avrupa şampiyonlarından milli boksör Cemal Kamacı'nın hayatı belgesel oluyor.Bilkent Üniversitesi öğrencileri , 67 yaşındaki Cemal Kamacı’nın hayatını belgesel yapıyor. Öğrenciler, Kamacı’nın filmiyle uluslararası film festivaline katılacak.Video izle bölümünde de Kamacı'nın hayatını anlatan ilk filminin görüntülerini ilginize sunuyoruz.
Geleneksel Karate ve Modern Karate İkilemi
Karatenin Okinawa’da gelişmeye başladığı dönemdeki çalışma yöntemi ile dünyaya yayılmaya başladığı dönemler, Türkiye’ye gelişi ve günümüze kadar olan süreçteki çalışma yöntemlerinin izlediği değişim şimdiye kadar pek çok kez irdelendi.
Ancak, değerli senseilerimizin de hoş görüsüne sığınarak geleneksel yapıdan günümüze kadar sportif şekle dönüşen karatenin bu dönüşüm sürecini bir kez de farklı bir açıdan tartışmaya ne dersiniz?
Ramazan ÖZÜM Hocanın köşe yazısı...
Üstad Necip Fazıl İle SPOR röportajı!
Necip Fazıl Kısakürek kıvrak zekasıyla Milliyet Gazetesi’nin kendisine spor hakkında yönelttiği sorulara cevap vermiş 1983 yılında. Soruları soran Milliyet, cevap veren “üstat” olunca farklı bir söyleşi çıkmış ortaya.
Gözlerini kaybetti ama azmini asla.
Kömür madeninde çalışırken iki gözünü de kaybeden maden mühendisi Serdar Bozdemir, judoda Türkiye´yi temsil etmeye hazırlanıyor.
30 yaşındaydı ve karanlık dünyasını aydınlatmanın yolunu spor yapmakta buldu. 14 engelli sporcudan biri olan 38 yaşındaki Serdar Bozdemir, gülle atma, yüzme ve halter dallarında, arasında Türkiye şampiyonluğunun da bulunduğu başarılı spor kariyerinin ardından, şimdi de judoda kendini göstermeye hazırlanıyor.
Hollywood Yıldızları JUMP Hayranı.
Hollywood’un ünlü yıldızları bu hafta İstanbul'da sergilenecek olan Aksiyon komedi gurubu Jump'ın hayranı oldukları ortaya çıktı. Gösteri süresince bol bol kahkaha dolu inanılmaz akrobatik uzakdoğu hareketlerini büyük ustalıkla serileyen Jump'ın sürekli müdavimleri arasında Meryl Streep,George Clooney ve Hollywood’un gözde çifti Brad Pitt ve Angelina Jolie bulunuyor.
Shotokan Karate
Dr. Alev ORAL,Shotokan Karate "Geçmisten Günümüze" başlıklı yazısında Karate'nin tarihini detaylı bir şekilde anlatıyor.JKA'nın kuruluşundan başlayan yazı,ilk yıllar,büyüme ve gelişme ve günümüze kadar uzanan tarihsel boyutu detaylıyor.
Uzakdoğu sporları tarihine yeni bir ivme ve birçok yenilikler kazandıran üstat Bruce Lee’nin bir sözü beni çok etkilemiş hatta spor yaşantıma da yön vermiştir. Bu sihirli ve değerli cümleyi tüm yönleri ile değerlendirerek bu ayki yazımda siz okurlamızla paylaşmak istiyorum.
Böylelikle spora yeni başlayanlara ve özellikle genç kardeşlerime aşağıdaki reddedilemez cümlelerin ve gerçeklerin spor yaşantılarını olumlu yönde etkilemesini diliyorum
Türkiye de en genç 5 dan sifu(usta) derecesine ulaşan, Tv Programları, Spikerlik, yazarlık yapan Kısrure kimdir.
Çalıştığı ve ustalık derecesine ulaştığı bir çok Do branşlarından, kurduğu Sangu-chi sistemi ve hakkındaki tüm detaylar
Zayıf ve narin doğar insan sert ve katı ölür.Hayat verici özle dolu olan bitkiler yumuşaktır,ama solgun ve kuru olarak ölürler.Sertlik ve sabitlik ölümün, yumuşaklık ve kabulleniş ise yaşamın tarafındadır. Bu nadenle uysal olmayan ordu hiç bir savaşı kazanamaz