Kendo kelimesi Japonca’da "Kılıç Yolu (disiplini)" anlamına gelmektedir. Japonya'da olduğu kadar genel olarak Asya, Avrupa ve Amerika'da da en yoğun ilgi gören budo (savaş disiplinleri) dalıdır. Kökenleri samurai sınıfının esas silahı olan Japon kılıcı katana'nın kullanımına dayanmaktadır.
Modern Kendo, yaklaşık üç asır önce shinai (bambu kılıç)’nin ve bogu (antreman zırhı)’nun Japon savaşçılarının çalışma aracı olmaya başlaması ve geleneksel kılıçla savaş sanatının bu sayede güvenli ve serbest çalışımıyla bugünkü şeklini almıştır.
16. Yüzyıl Feodal Japonya’sında tüm ülke çapındaki iç savaşlar sırasında kılıç teknikleri ölüm kalım pahasına öğrenilmekteydi. Samurai’lar kılıçlarını sanki kollarının doğal bir uzantısıymışcasına benimser, genelde tahta kılıçla çalışırlardı. Bu dönemin sonucunda kılıç kullanımındaki temel yollar “kata” yani kendo’nun esas formları olarak ortaya çıktı. Öğretilerinin tamamen kendine özgü oldugunu öne süren kılıç ustaları tarafindan yaklaşık 600 kadar kılıç okulu kurulmuştur. Bunların birçogu günümüze kadar gelememiştir.
Kılıç sanatının o zamanki temel amacı elbette rakipleri en etkin şekilde öldürmekti. “Bushi” savaşçılarına düşmanlarına gereksiz acı çektirmemeleri amacıyla anında öldürmek öğretilirdi; bu düşünce “Bushido” yani Savasçının Yolu’na ait bir gelenekti.
“Kata” formları Kendo’da temel olarak öğretilmeye devam edildiyse de kata’ların belli kombinasyonları kılıç savaşında gerçekleşebilecek olasılıkların hepsini karşılayacak yeterlilikte olmadığı için yeni arayışlar oldu. Tekniklerin özgürce çalışılma ihtiyacı shinai ve bogu’nun kullanımını doğurdu.
Bugün Kendocular öncelikli olarak shinai ve bogu ile, kata formlarını ise gerçek ya da tahta kılıçlarla çalışmaktadırlar. Tipik şekliyle modern Kendo, dojo adındaki çalışma mekanında, sensei (öğretmen), sempai ve kohai (kıdemli ve kıdemsiz öğrenciler) olan kenshi (kılıç kullanıcılar)’nin düzenli ve hepbirlikte karşılıklı çalışmalarını içerir. Kendo, fiziksel gücün olduğu kadar zihinsel ve ruhsal gücün de kullanımını ve gelişimini öngörür. Cesaret, hızlı ve sakin karar verme, ekip bilinci gibi yetenekleri, saygılı ve kibar olmak gibi belli davranış kalıplarıyla birlikte çalışanlarına yansıtır. Barındırdığı binlerce senelik geleneği ve kişisel gelişime dayalı olan kendine özgü amaçları, Kendo’nun spor olmak ötesinde farklı bir öğreti olduğunu kanıtlamaktadır.
Bu özellikleriyle Kendo, 1911 senesinden beri Judo ile birlikte Japonya genelinde erkek ögrenciler için zorunlu ders haline getirilmiştir. Günümüzde yirmi milyona yakın çalışanıyla Kendo Japonya'nın en popüler sanatlarından biri konumundadır. Uluslararası Kendo Federasyonu’na 41 ülke üyedir; düzenledikleri Dünya Şampiyonası üç senede bir, Avrupa Şampiyonası ise iki senede bir yapılmaktadır. 2002 senesinde Türkiye çapındaki Kendo ve Iaido aktivitelerini tanıtma ve destekleme görevini üstlenmiş olan Türkiye Kendo Komitesi kurulmuştur ve diğer uluslararası organizasyonlarla iletişim ve dayanışma içerisindedir.
kendo da terimler
Ashisabaki: Ayak hareketleri
Ayumiashi: Normal yürüme, sürülerek
Bokken: Tahta kılıç
Bougu: Zırh
Budo: Uzakdoğu savaş yolları, genelde modern savaş sanatları anlamına gelir.
Budoka: Savaş sanatı çalışanı
Bujutsu: Savaş sanatı teknikleri, budo’dan farklı olarak savaşlardaki eski uygulamaların öğrenimini esas alır.
Bushi: Savaşçı
Chudan no kamae: Temel duruş Pozisyonu
Daisho: Samurai’lar tarafından taşınan iki kılıç (uzun ve kısa)
Dan: Üst kademedeki budo çalışanlarının seviye kategorisi
Do: yol
Do: Göğüs koruyucu, hedeflerden biri
Dojo: Çalışma yeri
Doomo arigatoo gozaimashita: Japonca “Çok teşekkür ederim”
Gedan no kamae: kılıcın alçak tutulduğu duruş
Hajime: Japonca “başlamak”
Hara: alt karın, ki’nin yoğunlaştığı yer ve vücudun merkezi
Hakama: Geleneksel pantalon
Hasso no kamae: Kılıcın kafanın sağında tutulduğu duruş
Hidari: Japonca “Sol”
Issoku itto no maai: Bir adım ileri giderek vuruş yapabileceğiniz, ya da bir adım geri giderek vuruştan kaçabileceğiniz uzaklık
İaido: Bireysel çalışmalarla, katana’nın çekilmesi, kesmesi ve kınına geri konulmasını öğreten modern budo formu
İppon: Sayı (bir)
Jigeiko: Serbest çalışma
Jodan no kamae: Kılıcın başın üstünde tutulduğu duruş
Kakarigeiko: Sürekli saldırı çalışması
Kamae: Duruş
Kamiza: Tanrıların yeri, dojo’nun kutsal yeri.
Katana: Japon kılıcı
Keiko: Çalışma, antreman
Keiko-gi: Çalışma kıyafeti
Kendo: “Kılıcın Yolu”, Feodal Japonya ‘nın kılıç tekniklerine dayalı modern budo formu
Kendogu: Bkz. Bougu
Kendoka: Kendo çalışan
Kenjutsu: Kılıç sanatı
Kensen: Kılıcın ya da shinai’nin uç tarafı
Ki: Evrensel enerji
Kiai: Savaşçı ruhunun bağırış ya da çığlıkla yansıtılması
Kihon: Temeller
Ki Ken Tai ichi: Ruh, kılıç ve vücudun bir olması. Doğru ve mükemmel vuruş için gerekli olan durum.
Kissaki: Kılıcın ucu
Kirikaeshi: Devamlı sol ve sağ men vuruşlarının uygulandığı çalışma
Kodachi: Kısa kılıç
Kohai: Yeni öğrenci, ya da bir sempai’ye göre daha az tecrübesi olan öğrenci
Kote: Eldiven zırh, hedeflerden biri
Kyu: Alt kademedeki budo çalışanlarının seviye kategorisi
Maai: Rakiplerin arasIndaki uzaklık
Men: Koruyucu kask, hedeflerden biri
Men-tori: Çalışmanın sonunda men’in çıkarılması komutu
Metsuke: Bakılan yer, bakış
Migi: Sağ
Mokuso: Meditasyon
Okuri-ashi: Sağ ayağın önde olduğu ayakların yere sürülerek ilerlenmesine dayalı yürüyüş
Onegaishimasu: Bir eş ile çalışmaya başlamadan önce söylenen kibar söz; “bana bu fırsatı bahşet” yakın bir tercüme olabilir.
Rei: Selam
Samurai: Feodal Japonya’nın savaşçı sınıfı
Sayu-men: Men’in sağ ve soluna yapılan vuruşlar
Seiza: Dizlerin üzerine oturma pozisyonu
Sempai: Eski, kıdemli öğrenci
Sensei: Öğretmen
Shiai: Müsabaka
Shidachi: Kendo no kata’ da savunan
Shinai: Bambu kılıç
Shitsurei shimasu: Japonca “terbiyesizlik ediyorum”; dojo’da yapılan bir hata esnasında söylenebilecek kibar özür.
Shomen: bkz. Kamiza
Shomen uchi: Men’e saldırı
Sonkyo: Dizler kırık ve topukların üzerinde oturma pozisyonu
Suburi: Temel vuruşların devamlı olan çalışması
Suki: Karşılaşmada farkındalık ve savunmadaki boşluklar
Tachi: Uzun kılıç
Taiatari: Vücut saldırısı
Tare: Bel koruyucu
Tenugui: Geleneksel men havlusu
Tsuba: Kılıç koruması
Tsuka: Kabza
Tsuki: Bogaz koruması, hedeflerden biri
Uchi: Vuruş
Uchidachi: Kendo no kata‘da saldıran
Wakigamae: Kılıcın sağ arkaya, ucunun yere ve geriye doğru tutulduğu duruş
Waza: Teknikler
Yame: Japonca “durmak”
Yudansha: Dan sahibi, siyah kuşak sahibi olan birey
Zanshin: Saldırıdan sonra rakibin saldırısına zihinsel